Öğrenme Nereye Gidiyor?

Öğrenme Nereye Gidiyor?

Prof.Dr. Gonca Telli Yamamoto

goncatelli@superonline.com
27 Kasım 2014, 15:17
Dünyadaki değişim olabildiğince hızlı ilerlerken geleneksel yapılar da etkileniyor. Bu geleneksel yapıların mantığını, pazardaki değişim ve dalgalanmaların etkilerini sorgulamak, teknolojik gelişimleri takip edebilmek ve oluşan karmaşıklıklarla başa çıkabilme konusunda yepyeni çözümlere varabilmek için yeni yapılara olan gereksinim giderek artıyor. İnsanlar bu değişim ortamında iş yapma yöntemlerini yeni durumlara göre adapte etmek hatta yeni yollar bulma arayışı içerisindeler. Ama yanı başımızda çok özel gelişmeler oluyor, acaba farkında mıyız?

Dünyadaki öğrenmeye yönelik kaynak sayısı gün be gün çoğalırken, teknolojiyi son derece iyi kullanabilen ve teknolojiyi yaşamsal olarak içinde doğmuş olmanın getirdiği teknoloji sindirmiş yeni yepyeni bir nesille karşı karşıyayız. Bu nesil Milenyum jenerasyonu olarak adlandırdığımız bir nesil.

Milenyum jenerasyonu TV, radyo, internet gibi araçların yanında cep telefonu, tablet gibi araçların kullanıldığı ortamlara doğan ve bunları yaşamın bir parçası olarak gören nesildir ve literatürde İnternet Jenerasyonu, Milenyum Jenerasyonu, Sanal Jenerasyon, C Jenerasyonu (Connected, Creative, Click) gibi isimlendirilir.

2001 yılında Dijital Göçmen ve Dijital Yerlileri irdeleyen Mark Perensky'den sonra bu yeni jenerasyona dijital yerliler deniyor. İşte bu jenerasyon eski jenerasyona göre farklılıklar gösteriyor. Günümüz öğrencileri olarak tanımlayabileceğimiz bu grup, biz dijital göçmenlerin gayet iyi bildiği klasik eğitim sisteminin insanları değil. Bir başka deyişle günümüz öğrencileri öğretme üzerine tasarımlanan bir eğitim sisteminin oyuncuları değil.

Yeni nesil bu çocuklar iletişim ve ifade bakımından biz eski nesillere göre çok daha rahatlar. Bu çocuklar, meraklarını daha fazla irdeleyebilen, merak ettiği şeye hemen ulaşmaya çabalayan, teknolojik aletlerle deşarj olma yetenekleri gelişmiş insanlar olarak karşımıza çıkıyorlar. Çoğu zaman yemek yemek, giyinmek, sipariş vermek gibi konularda büyüklerine uymak yerine kendi kararlarını kendi veriyorlar ya da vermek istiyorlar. Teknolojiyi hızlı kullanmaları da bir diğer artıları. İnternet veya bilgisayar oyunlarında hızlarına yetişmek pek de mümkün değil. Tablet, kindle, ipad gibi cihazları hızlı olduğu kadar çok da kolay kullanıyorlar. Örneğin 5 yaşın altındakilerin olanlar okuma yazma bilmese de sözel ifade fonksiyonu kullanarak google araması yapmaları, yine oyunları anında kavrayarak hemen oynamaya hazır hale gelmeleri bunun bir göstergesi.

Bu çocuklar sürekli değişen ve gelişen ve merkezinde mobil unsurların yer aldığı teknolojinin bütün uygun dijital yapıları aracılığıyla ortaya çıkan refleksli ve akışkan bir yaşam döngüsünün oyuncuları...

O zaman böylesine tüketim eğilimli ve böylesine teknolojik hıza uyum sağlayabilen, kolay öğrenebilen bir nesile uygun eğitim ortamları ve sistemleri gerekiyor.

Bunun çözümü ise dijital öğrenme ortamlarının yaratılması ve e-öğrenme ve mobil öğrenme gibi kavramlar üzerinde titizlikle durulması. Sadece kavram üzerinde durmak da yetmez bunların uygulama içersinde kullanılabilir hale getirilmesi gerekir. Öğrenmenin kolaylaşmasıyla birlikte hızlı işleyen beyinlere uygun içerikler geliştirilmesi de çok önemli. Bunu başarabilen toplumlar bilgi toplumu diğerleri ise olsa olsa en fazla ilgi toplumu olabilecektir. Bilgi deyince bizim nesil olan dijital göçmenlerin bilinçaltında öğrenme ile ilgili olarak taş duvarlı okulların hakimiyeti yer alır. Bu tür klasik öğretme biçimi de dayatmalı bir şekilde bizlere sunulmuş hatta bir anlamda dikte ettirilmiştir. Ama 18. YY hatta öncesinden kalma metotlar ve uygulamlarla 21. YY sorunları çözülemez. Ayrıca e-öğrenme günümüzde klasik öğrenmeyle ciddi şekilde kıyaslanır hale gelmiştir. Öğrenme giderek dijitale kaymaktadır. Ancak üniversite müfredatlarının çoğu hala klasik yöntemleri içermektedir. Bu nesile hazırlanmayan üniversiteler ise oluşacak öğrenme açığını doldurmaktan aciz olacaklardır. Bu yüzden her yaş için e-öğrenmeyi kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılmalı ve buna göre hareket edilmelidir.

Benzer şekilde iş ortamı da bu tarz ve değerleri farklı nesillere göre kendi değişim süreçlerini iyi bir şekilde planlamalıdır.

Yorum Gönder

@name x